KORONA VİRÜS BİZLERE İNSANLIK DERSİ VERİYOR

İster kendiliğinden, isterse yapay olarak
Ortaya çıkmış olsun, fark etmez.
Tam bir buçuk yıldır ülkemiz ve dünyamız
Korona Virüs salgını ile boğuşuyor…
Geçen paylaşımımda
Yetkili siz olsaydınız, ne yapardınız ?
Diye fikirlerinizi sormuştuk.
Çok güzel cevaplar aldık.
Herkese teşekkürler…
Çin’in bir şehrinde bir kişide ortaya çıkan
Bu Korona Virüs,
Kendi imkanları ile 1milim bile
Ne yürüyebilir, ne koşabilir
Ve, ne de uçabilir?!…
Peki bu kadar aciz olan bu virüs
Bütün dünyaya nasıl yayıldı?
Tabii ki biz insanlar vasıtası ile.
Daha Türkçesi, dikkatsizliğimiz
Ve akılsız davranmamızdan dolayı!…
İlk baştan, ülke ve dünya olarak işi sıkı tutmadık…
Yetkililer maalesef bilimsel ve mantıksal davranmadı
İmam cemaat misali,
Yöneticiler gevşek davranınca
Halk da onlara uyup daha da gevşedi.
Birkaç ay içinde tamamen kontrol altına alınacakken
Tam tersine,
Bir kaç ay sonra maalesef ipin ucunu kaçırdık!…
Hala daha ipin ucunu bulamadık!…
*
Son tablo, yine işin kötüye gittiğini gösteriyor.
Aşı, büyük bir silah olmasına rağmen
Hem henüz daha %100 koruyucu olmaması
Ve hem de hukuken
Zorunlu olarak herkese yaptırılamaması
Nedeni ile, toplumsal bağışıklığı oluşturamadık..
Ekonomik nedenlerden dolayı
Toplu taşıma, iş yerleri ve okullarda
Kalabalık ortamları yeterince
Sosyal mesafe kuralına uyduramadık
Aşı bulunmadan önceki en etkili silahımız olan
Maske konusunda başlangıçta çok geç kaldık.
Biz, ”Herkese maske ,maske, maske” diye yırtınırken
Bilim adamlarımızdan bazıları bile
Hasta olanlar dışındakilerin maske takmasının
Gereksiz olduğunu bile söylediler.
Hatta başlangıçta, maskeyi devlet verecek denilerek
Maske satışı bile yasaklandı!!!..
Evet, doğrusu maskeyi devlet vermeliydi.
Ama nasıl?…
Maske satışını yasaklayarak, postayla
Her kişiye 5-10 adet göndererek değil
Herkese yeterince para verip,
Acilen maske temin etmesini sağlatmalıydı!..
Halbuki, bu geciken dönemde, virüs İstanbul’dan
Bütün Anadolu’ya hızla yayılma fırsatını buldu!…
*
Korona Virüs, hasta olan kişinin ,
Konuşması ve öksürüp aksırması esnasında
Ağızdan ve burundan çıkıp çevreye
Oradan da sağlıklı kişilerin ağzından ve burnundan
Ve kısmen de gözünden vücuda girerek
İnsandan insana taşınıyor…
Yani virüs kendisi bulaşmıyor, bizler bulaştırıyoruz!!!
Demek ki virüs ağızdan ve burundan
Çıkıyor ve giriyor!..
O halde, bu çıkış ve girişi,
En mantıklı olarak nasıl önleriz?..
Tabii ki bu iki kapıyı kapatarak..
Ne ile?
Tabii ki usulüne uygun maske ile!!!…
Maske takan bir kişi hasta ise,
Konuşurken veya öksürürken
Tükürük tanecikleri içindeki virüsler
Tükürük ile birlikte maskeye takılıp
Çevreye tehlikeli boyutta yayılamayacak
Maskede hapis olacaktır!…
Karşısındaki sağlıklı kişiyi %80-90 koruyacak.
Karşısındaki sağlıklı kişi de maskeli ise
Maske onu %30 koruyacağından
İkisi de maskeli ise bulaşma riski
%1-2 lere kadar inecektir!!!..
Buna bir de,
Aşıyı, sosyal mesafeyi ve temizliği ilave edersek
Korona virüsün toplumda taşınma riski
Koskocaman bir sıfır olacaktır!!!
Bunun gerçekleşmesi için ise,
Çok önemli bir toplumsal kuralı
Firesiz, istisnasız şekilde yaşamamız gerekiyor.
Nedir o kural?:
”Birimiz, hepimiz, hepimiz birimiz için” kuralı.
Yani ben, hepimizi düşünerek maske takacağım
Hepimiz de, beni düşünerek maske takacak!!!
Türkçesi, yar-dım-la-şa-ca-ğız!!!.
Buna mecburuz!!!
Ülkemiz ve bütün insanlık olarak!!!
Zengin , fakir fark etmiyor,
İnsan olan herkes biri birine yardım etmek zorunda
Şahıslar olarak da, ülkeler olarak da…
Bir kişi, bir aile, bir mahalle, bir şehir, bir ülke
Ben kendimi kurtarırım, bana bir şey olmaz dese
Ve kurtarsa bile,
Ülke ve dünya olarak %70-75
Bağışık hale gelmedikçe
Bu salgının tamamen bitmesi ,
Bilimsel olarak mümkün değildir!!.
Ancak,
Virüs kendi menfaatini düşünüp,
İyi yönde mutasyon geçirir de
Biz insanlara zararsız hale dönüşürse ne ala!!!
Çünkü virüs biz insanları öldürünce,
Bizimle birlikte kendisinin de ölümüne sebep oluyor!!!..
Nitekim,
Grip virüsü de ilk başlangıçta oldukça öldürücü
Salgınlar yapmış, daha sonra virulansını,
Yani öldürücülüğünü hafifletmiştir.
Günümüzde,
Her yıl grip geçirsek bile bunun için
Pek ölüm olmuyor artık…
**
Netice-i kelam,
Kişisel olarak;
Korkularımızı yenip,
Kendimizi, eşimizi dostumuzu düşünerek
1-Aşı olalım…
2-Aşı olsak veya olmasak bile
Mutlaka maske takalım..
3-Kalabalık yerlerden uzak duralım
Mecbur kalırsak süreyi kısa tutup
Sosyal mesafeye uyalım
4-Temizliğe çok dikkat edelim
Devlet olarak ise:
1-Aşı kampanyası ve seferberliği başlatalım
(Yerli aşımız da çıkıyor)
2-Devlet herkese günlük 2 adetten
Ayda 60 adet maske parası vermeli ve
Sıkı denetim yapmalıdır…
(Mesela MOBESE kameralar ve
Gerekirse DRONLAR ile)
Uymayanlara, para cezası+ fiili ceza
( mesela kamu kurumlarında, temizlik gibi)
verilmeli..
3-Kamu ve özel bütün İş yerlerinde
Vardiyalı çalışmaya gidilmeli
4-Okullarda yine vardiyalı eğitim yapılmalı
5-Toplu taşıma da vardiyalı yapılmalı
6- Çarşı, pazar esnaf da maske ve sosyal mesafeye
Uygun çalışmalıdır.
7-Düğün , tören, spor, kongre vs… tamamen maske mesafe kuralına uygun olmalı ve sıkı denetlenmelidir
Son söz :
”Karşındakini koru ki;
O da seni korusun”
Böylece hepimiz korunalım
Ve insan olalım
Vesselam..

Dr. Mehmet Bayındır

Seval Teoman

Yazar - Haber Editörü

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: